Anasayfa / Karalamalar / Sinema / Issız Adam (Ada’m)

Issız Adam (Ada’m)

Filmin ilk yarısı şahsen beni üzdü, beklemediğim şekilde çıktı.. En azından Alper, Ada ile tanışana kadar ki bölümden şahsen memnun kalmadım ama filminde konusu o, o açıdan bakarsak normal..

Ama Çağan Irmak bu elbetteki bizi vuracaktır dedim, bekledim ve vurduda.. Hemde herkesi vurabilecek şekilde vurdu..

Herkesin kendi yaşamından bir şeyler bulabileceği bir film yapmış yine Irmak.. Alper sorumsuz, ne istediğini bilmeyen, hayatını başkalarına adayamayan bir adam, Ada çıkıyor karşısına ona tutuluyor, peşinden koşuyor, annesi ile tanıştırıyor, o derece tutuluyor ama daha sonra sorumsuzluğu ortaya çıkıyor ve yok yere “Ben ayrılmak istiyorum” Ada diyor..

Erkek ya da bayan olması mühim değil, sorumsuz bir insanın bunu diyebilecek duruma gelmesi acı vahim bir durum..

Peki sonra ne oluyor unutamıyor, yine eski Alper oluyor.. Bir gün karşılaşıyor Ada’sı ile.. O aşık olduğu Ada’sı ile.. Bir yanda vefa bilen bir bayan bir yanda vefa bilmeyen ama içi içini yiyen bir erkek.. Acı bir karşılaşma..

Birbirlerine mutluyuz yaşamımızda diyorlar ama mutlu değiller..

Film duygusal olarak ikinci bölümde toparlamış kendini ama Babam ve Oğlum gibi bir ağlatıcı darbe beklenmesin, yinede çokda fena değil..

Unutamayacağım sahne ise, insanı koparan sahne, Ada ve Alper’in karşılaşıp, tokalaşıp ayrıldığı andan hemen sonra birbirlerine sarılması, işte darbeyi orada vuruyor Çağan Irmak..

Ve Ada’nın son sözlerinden,

başkalarının telaşlarını, hayatlarını, çocuklarını alacaksın.
ama hep ıssız kalacaksın..

Terki diyar eyleyen iflah olmaz diyelim.. Çok mu melankoli oldu ne


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir