Anasayfa / Gezi / Yedigöller Gezisi

Yedigöller Gezisi

DSC_6176_imzali

Bir Sonbahar Hikayesi ?Yedigöller? :

Ülkemizin eşsiz güzelliklerinden sadece birisi olan, bir doğa harikasıdır Yedigöller Milli Parkı. Öncelikle belirtmek isterim ki gittiğimiz tarih itibari ile Yedigöller?in en güzel zamanlarında gittik diyebilirim. Tabi önceliğimiz fotoğraf çekmekti. Dolayısı ile Yedigöller için en uygun zamanda sonbahar mevsimi oluyor. Özellikle de Ekim ayının ortalarından başlayarak Kasım ayının ilk haftasına kadar ziyaret edebilme imkanı bulabilirseniz, fotoğraf çekebilmek adına eşsiz bir manzara ile başbaşa kalacağınızı söyleyebilirim. Biraz bilgi vererek yazımıza devam edelim.

DSC_6173_imzali

Konum:

Yedigöller Milli Parkı konum olarak Batı Karadeniz Bölgesinde, Bolu?nun kuzeyinde, Zonguldak?ın güneyinde ve Düzce?nin da doğusunda kalan engebeli oldukça büyük bir arazi. Orman alanı 2000 hektarın üzerinde, yaklaşık 50 yıldırda milli park olarak koruma altına alınmış bir bölge. Sık ormanlarla çevrili bu milli parkta, zaman içinde heyelanların vadi önlerini kapatması sonucu arkada suların birikmesi ile set göller oluşmuş durumda. Adından da anlaşılacağı üzere 7 göl mevcut ve bazı göller birbine de bağlı durumdalar. Bu göllerin adları Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Kurugöl, İncegöl ve Sazlıgöl’dür.Göllerin en büyüğü Büyükgöl?dür ve derinliğinin de 15-16 metrelere kadar ulaşabildiği söyleniyor. Büyükgöle çok yakın olan göl Deringöl?dür ve bu iki göl birbirilerine bağlıdırlar. Yine bu göllere yakın olan Seringöl?de milli park giriş kısmına çok yakın yerde bulunmaktadır. Milli parkın diğer noktasında, dağevleri noktasında Nazlıgöl, Sazlıgöl, İncegöl ve Kurugöl yer alır. Bu göllerde aynı platoda yer almaktadırlar.

DSC_6456_imzali

Ulaşım olarak, Ankara-İstanbul karayolunun 152. km?sinden Yeniçağa ve 190. km?sindeki Bolu il merkezinden kuzeye ayrılan yollarla ulaşılabilir. Bolu iline 42 km uzaklıkta yer almaktadır. Kış döneminde ise ulaşım sağlanamadığı durumlar da olduğu belirtiliyor.

DSC_6291_imzali

Ne Göreceğiz?

Peki Yedigöller Milli Parkı?nda neler var? Yedigöller Milli Parkı tamamen doğal bir alan, zaten Orman Müdürlüğü?nün de koruması altında. Buraya giderken şunu bilin ki, tedarikli gitmelisiniz, yani burada restoran, lokanta, cafe, büfe vb. pek alternatifiniz yok. Sadece idari binanın bulunduğu bölgede kır gazinosu ve market mevcut. Yani alternatif olarak değerlendirebileceğiniz mekanlar yer almıyor. Dolayısı ile tedbirli gitmenizde fayda var.

Tamamen doğa harikası bir yer. Bir çok ağaç türü yer almakta. Başlıcalarını bildiğim kadarı ile aktarmam gerekirse, kayın, karaçam, meşe, gürgen ve ıhlamur ağaçlarını görebilirsiniz. Bu ağaçları Ekim ayının ortasından itibaren ve Kasım ayı ortalarına kadar güzel bir renk cümbüşü içinde bulabilirsiniz. Tıpkı bir tablo gibi.. Zaten yazımın başında da belirttiğim gibi, şu anda fotoğraf çekmek ve sonbaharın hüzünlü ama aksine çok ama çok güzel renklerini yaşamak isteyenler için en güzel zaman bu zaman. Ben 3 Kasım itibari ile ziyaret etme olanağı buldum, kırmızı yaprak çok göremedim, ama sarının, turuncunun ve kahverenginin bir çok tonunu yakalayabildim.

DSC_6273_imzali

Sadece fotoğraf değil tabi, şehrin gürültüsünden, havasızlığından biraz uzaklaşmak, aileniz ile birlikte güzel bir doğa havası almak istiyorsanız yine burayı değerlendirebilirsiniz. Biz günü birlik gittik, milli park alanının tamamını gezemedik ama belli başlı yerlerini gördük. İsterseniz kampta yapabiliyorsunuz, çadırınızı kurabiliyorsunuz. Sadece sonbahar dönemi değil, ilkbahar ve yaz dönemi de pek tabii ki gezilebilir. İlkbahar döneminde Nisan-Mayıs döneminde yeşil ve tonlarının hakim olduğu bir Yedigöller görülecektir tabi. Yazın da yine aynı şekilde. Kışın ulaşım imkanı genel itibari olmadığı için pek ziyaret edildiği de söylenmiyor.

Yine bölgede kültür alabalığı da yetiştiriliyor. 1969 yılında ilk defa ülkemizde bu bölgede kurulmuş. Bunun etkisi ile birlikte tabi bölgede hobi olarak ücret karşılığı olta balıkçılığı da yapılabilmekte. Büyükgöl ve Deringöl?de Mayıs ve Eylül dönemlerinde yapılabiliyor ve göllerde göl alası ve gökkuşağı alabalığı mevcut. Yine ormanlık bir alan olması nedeni ile bölgede bir çok kuş türü mevcut. Yabani güvercin, bıldırcın, ağaçkakan, üveyik, alakarga, keklik, yabani ördek gibi küş türleri de mevcut. Bendeki fotoğraf ekipmanı maalesef kuş çekmek için müsait olmadığı için kuş görüntüsü alabilme adına çok verimli fotoğraflar elde edemedim. Ama elinizde bir teleobjektif mevcut ise, pişman olmayacağınız kesin. Sadece kuş değil, yaban hayatı da mevcut bölgede, tabi biz göremedik ama milli park alanının tamamını da gezemediğimizden kaynaklanıyor. Almış olduğumuz bilgilere göre milli park bölgesinde yaban domuzu, ayı, kurt, tilki, vaşak, porsuk, sansar, dağ kedisi, sincap, geyik, karaca ve tavşanda mevcutmuş. Yine bir sincap fotoğrafı çekebilmek isterdim, belirtmeden geçemeyeceğim.

DSC_6227_imzali

Yolculuğumuz:

Yedigöllere 3 Kasım tarihinde fotoğraf grubumuz ile birlikte gittiğimizi tekrar hatırlatmak istiyorum, ama yola çıkışımız 2 Kasım Cumartesi?yi 3 Kasım?a bağlayan gece idi. Ayrıca Yedigöller?in Bolu tarafından erişim yolu kapalı olması nedeni ile Mengen üzerinden gideceğimiz için mesafemiz de biraz daha uzadı. Her ne kadar km bazında yol az gibi görünsede Yedigöller yolu zaman zaman toprak bir yol ve oldukça virajlı, yer yer de bozuk olan bir yol. Dolayısı ile bu yolda yolculuk uzun sürüyor. Bunun bilincinde olarak Cumartesi gecesi yola çıktık. Önceden de belirttiğim gibi, her türlü yiyecek ve içeceklerimizi temin ettikten sonra tabi. Kimimiz yolculuk esnasında uyudu, kimimiz derin düşüncelere daldı, kimimiz ise sohbetten kendini alıkoyamadı.

DSC_6206_imzali

Neler Yaptık?

Yol üzerinde çay molamızı verip, içimizi ısıttıktan sonra saat 4 civarı Mengen?e vardık, burada araç değiştirmek zorunda kaldık, bizi bekleyen diğer araçlara aktarma yaptık. Çünkü büyük aracın Mengen?den sonra Yedigöller yolu üzerinde gidebilmesi imkansız diyebilirim. Sabah altı buçuk civarı idi milli parka vardığımızda. Sabah kahvaltımızı beraberimizde götürdüğümüz yiyecekler ile serpme kahvaltı şeklinde ve yine beraberimizde götürdüğümüz semaverde demlediğimiz çayımız ile yaptık. Böylelikle sabahın erken saatlerinde yaşadığımız ayazı içmiş olduğumuz çayın etkisi ile kırabildik ve içimizi ısıttık. Daha sonra sonra kendimizi tamamen doğa ile başbaşa bıraktık ve tabi asıl amacımız olan hobimiz fotoğrafa yöneldik. Kısmetimiz varmış ki, o gün sabahın ilk saatlerinden sonra hava da oldukça güzellesşti ve gün içi üşümeden gayet güzel bir şekilde günümüzü geçirdik. Bol bol yürüyüş yaptık, oksijen depoladık.

DSC_6257_imzali

Büyükgöl, Deringöl ve Seringöl ve Nazlıgöl?de yansıma fotoğraflarımızı aldık. Bol bol şelale fotoğrafları çektik. Yedigöllerin simgesi olan tahta köprülerini fotoğrafladık, dilek çeşmesini ziyaret ettik. Kısacası tamamen gnü dopdolu şekilde değerlendirdik. Piknik alanımızda öğle yemeğini yedik. Ama hala ve hala aklımızda kalan kısım Yedigöller?in az da kalmış olsa göremediğimiz diğer kısımları idi.

DSC_6477_imzali

Aslında imkan bulunursa ve eğer seviyor iseniz kampda yapılacak bir yer. Çadırlarda kalabilir ve kamp yapabilirsiniz ya da Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından işletilen tesise ait bungalow evlerde de kalabilirsiniz.

Yedigöller mutlaka görmeniz, ülkemizin eşsiz güzellerinden sadece birisi. Sadece fotoğraf değil, doğa gezisi yapmak ve bu eşsiz güzelliği görmek istiyor iseniz kesinlikle tavsiye edebileceğim bir yer.

Aşağıdaki ilk videoda çektiğim fotoğrafları izleyebilirsiniz (Eğer internetiniz iyi ise 1080p ile izlemenizi tavsiye ederim), bir alttaki fotoda ise NKFA ailesi videosunu görebilirsiniz.

NKFA Ailesi Videosu

nkfa

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir